Kurt ile Yedi Keçi Yavrusu

  • 7-9 dakika okuma
  • 16 sayfa

Kurt ile Yedi Keçi Yavrusu — Grimm Kardeşler'in masalı, çocuklara sesli okumak için. Kurt sesini inceltmiş, pençelerini de una bulamış.

Bir varmış, bir yokmuş, yedi yavrusu olan yaşlı bir keçi varmış.

Bir varmış, bir yokmuş, yedi yavrusu olan yaşlı bir keçi varmış. Onları bir annenin çocuklarını sevdiği gibi sever ve gözü gibi korurmuş. Ormanın kıyısındaki küçük bir evde yaşarlarmış; orman güzelmiş, yalnızca içinde kimin yaşadığını bilmek gerekirmiş. En büyük yavru akıllıymış, en küçüğü en ufakmış, kalan beşi de ikisinin arasında bir yerdeymiş.

Bir gün keçinin yiyecek aramaya gitmesi gerekmiş.

Bir gün keçinin yiyecek aramaya gitmesi gerekmiş. — Çocuklar, demiş kapıda dururken, kimseye kapıyı açmayın. Ormanda kurt dolaşıyor ve bütün yolları bilir. Onu iki şeyden tanırsınız: çatlak sesinden ve kara pençelerinden. — Dikkat ederiz anne, demiş yavrular; kapıyı arkasından kapatır kapatmaz yedisi birden yüklenip tahta sürgüyü sürmüşler.

Bir saat bile geçmeden biri kapıyı çalmış.

Bir saat bile geçmeden biri kapıyı çalmış. Kapının ardında kurt duruyormuş ve çocuklara, açmalarını çok istediğinde konuşulduğu gibi konuşuyormuş. — Açın çocuklar, demiş ses. Anneniz döndü, her birinize güzel bir şey getirdi.

Yavrular kapının dibinde toplanmış ve hepsi birden yukarı bakmış.

Yavrular kapının dibinde toplanmış ve hepsi birden yukarı bakmış. Ses çatlak ve kalınmış; onu hemen tanımışlar. — Açmayız, diye bağırmışlar. Bizim annemizin sesi ince ve tatlıdır, seninki ise insanı tırmalıyor. Sen kurtsun! Kurt kapının önünden çok kızgın ayrılmış.

Ama kurt aptal değilmiş.

Ama kurt aptal değilmiş. Köy dükkânına gitmiş, tezgâha yaslanmış ve koca bir tebeşir almış; dükkâncı da sormamayı yeğlediği için ona bunu tek kelime etmeden vermiş. Kurt tebeşiri bütünüyle yemiş, çünkü bir yerde tebeşirden sesin inceldiğini duymuş. Gerçekten de incelmiş.

Dönmüş ve yine kapıyı çalmış.

Dönmüş ve yine kapıyı çalmış. — Açın çocuklar. Anneniz döndü. Bu kez ses ince ve tatlıymış. Yavrular duraksamış — ama kurt bir pençesini pencere pervazına dayamış ve en küçüğü onu camdan görmüş: koyu, kocaman ve hiç de keçiye benzemeyen. — Açmayız! diye bağırmışlar. Bizim annemizin pençeleri kara değildir!

Kurt fırıncıya koşmuş.

Kurt fırıncıya koşmuş. — Pençemi çarptım, demiş. Üstüne hamur sür. Fırıncı sürünce de un almaya değirmenciye gitmiş. Değirmenci bunun kime ne için gerektiğini hemen anlamış. — Vermem, demiş. — Öyleyse seni şimdi yerim, demiş kurt. Değirmenci korkmuş ve pençelere un serpmiş. Korkanlar hep böyledir: yardım ederler, sonra pişman olurlar.

Kurt üçüncü kez kapıyı çalmış.

Kurt üçüncü kez kapıyı çalmış. — Önce pençelerini göster, demiş yavrular. Kurt pervaza iki beyaz pençe koymuş ve sürgü kendiliğinden açılıvermiş. Az sonra kapı ardına kadar açıldığında odada kimse yokmuş: birinci yavru masanın altına, ikincisi yatağa, üçüncüsü sobaya, dördüncüsü mutfağa, beşincisi dolaba, altıncısı leğenin altına saklanmış — en küçüğü ise saat kutusuna girip içeriden kapanmış.

Uygulamada okumaya devam edin

Masalın ikinci yarısı, resimleriyle ve internetsiz.

Ücretsiz dene

Telefonda açmak için kamerayı doğrultun

Metnin kaynağı: Konu kamu malıdır (Grimm Kardeşler, 1812). Metin Marytale için yeniden yazılmıştır — başka bir çevirinin aktarımı değildir.

Daha çok masal