Uyuyan Güzel

  • 8-10 dakika okuma
  • 16 sayfa

Uyuyan Güzel — çocuklara sesli okumak için masal. Çağrılmayan on üçüncü peri, yakılan bütün iğler ve yüz yıl süren bir uyku.

Bir varmış, bir yokmuş.

Bir varmış, bir yokmuş. Yıllarca çocuk özleyen bir kral ile kraliçe varmış. Sonunda bir kızları olunca kral sevincinden, o ülkede o güne dek görülmemiş bir şölen düzenlemiş. Büyük salonda masalar duvar boyunca dizilmiş, ortaya beşik konmuş, çevresine de akrabalar, dostlar ve ülkede yaşayan bütün periler oturmuş; her biri kıza iyi bir şey bağışlasın diye.

Periler on üç taneymiş.

Periler on üç taneymiş. Ama sarayda yemek yenen altın tabaklardan yalnızca on iki tane varmış. Kral bütün akşam bunu düşünmüş ve sonunda perilerden birine davetiye göndermemeye karar vermiş. En az sözü edileni seçmiş. — On üçüncü zaten hiçbir yere gitmiyor, demiş kendi kendine. Kimse fark etmez. Kraliçe bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilmiş, ama bir şey söylememiş, çünkü her şey çoktan hazırlanmış.

Şölende periler sırayla beşiğe yaklaşmış.

Şölende periler sırayla beşiğe yaklaşmış. Birincisi kıza erdem vermiş, ikincisi güzellik, üçüncüsü zenginlik — ve böyle sürmüş, dünyada dilenebilecek her şey. On birincisi bitirdiğinde kapı gürültüyle açılmış ve on üçüncü girmiş.

Kimseyle selamlaşmamış.

Kimseyle selamlaşmamış. Doğruca beşiğe gitmiş. — On beşinci yaşında, demiş, prenses bir iğe batacak ve ölü düşecek. Dönüp çıkmış. Herkes olduğu yerde kalakalmış.

O zaman henüz konuşmamış olan on ikinci peri öne çıkmış.

O zaman henüz konuşmamış olan on ikinci peri öne çıkmış. — Bu sözleri geri çeviremem, demiş. Ama yumuşatabilirim. Prenses batacak, bu doğru. Ama ölmeyecek. Yüz yıl uyuyacak. Kral daha o gün ülkedeki bütün iğlerin yakılmasını buyurmuş.

Konuklar dağılır dağılmaz kral saraydaki bütün iğleri avluya indirtmiş, köylerdekiler için de adam yollamış.

Konuklar dağılır dağılmaz kral saraydaki bütün iğleri avluya indirtmiş, köylerdekiler için de adam yollamış. Hizmetliler bütün gün onları yığmış, akşam da hepsi birden yakılmış. İğler öyle iyi yakılmış ki bütün ülkede, böyle bir şeyin neye benzediğini bilmeyen bir kuşak yetişmiş.

On beşinci doğum gününde kral ile kraliçe evde değilmiş.

On beşinci doğum gününde kral ile kraliçe evde değilmiş. Prenses boş sarayda dolaşmış ve kapıları birer birer açmış. Taht salonuna bakmış, kütüphaneye, yıllardır kimsenin oturmadığı ve mobilyaları çarşaf altında duran odalara; derken daha önce hiç girmediği eski kuleye varmış. Yukarıda dar, döner bir merdiven varmış, ucunda da kilidinde paslı bir anahtar duran küçük bir kapı.

Anahtarı çevirmiş. Küçük odada yaşlı bir kadın oturmuş keten eğiriyormuş. — Orada ne yapıyorsun? diye sormuş prenses merakla.…

Anahtarı çevirmiş. Küçük odada yaşlı bir kadın oturmuş keten eğiriyormuş. — Orada ne yapıyorsun? diye sormuş prenses merakla. — Eğiriyorum, demiş yaşlı kadın ve başını sallamış. — Peki şu neşeyle dönen şey ne? Eline uzanıp iğe dokunmak istemiş. Yaşlı kadın tek kelime daha etmemiş. Yalnızca iği azıcık yaklaştırmış.

Uygulamada okumaya devam edin

Masalın ikinci yarısı, resimleriyle ve internetsiz.

Ücretsiz dene

Telefonda açmak için kamerayı doğrultun

Metnin kaynağı: Masalın konusu kamu malıdır (Grimm Kardeşler 1812, Charles Perrault 1697). Metin Marytale için yeniden yazılmıştır — başka bir çevirinin aktarımı değildir.

Daha çok masal