Kaybolan Ayakkabıların Sırrı

  • 5-7 dakika okuma
  • 14 sayfa

Pınarköy'de tuhaf bir şey olur: her sabah bir çiftin tek ayakkabısı kaybolur ve kimse sebebini bilmez. Bilmeceyi çözmeye kararlı Lili ile arkadaşları geceleyin nöbete girer… ve her şeyi değiştiren büyülü bir keşif yaparlar. Eski eşyalara ikinci bir hayat vermenin ve birini mutlu etmenin sıcacık, ışıltılı öyküsü.

Pınarköy kasabasında hayat sessiz sedasız, sakin sakin akıp giderdi — ta ki bir gün, birdenbire çok tuhaf bir şey olana dek.

Pınarköy kasabasında hayat sessiz sedasız, sakin sakin akıp giderdi — ta ki bir gün, birdenbire çok tuhaf bir şey olana dek. Her sabah kasaba halkı, bir çiftin tek ayakkabısının kaybolduğunu fark ediyordu. Sol tek yok oluyor, sağ tek ise olduğu yerde bekleyip duruyordu.

İlk başta yalnızca bir tesadüf gibi görünüyordu.

İlk başta yalnızca bir tesadüf gibi görünüyordu. Ama çok geçmeden herkes, işin altında gizemli bir düzen yattığını fark etti. En çok üzülenler çocuklardı, çünkü kaybolanlar hep onların rengârenk, en sevdikleri ayakkabılarıydı.

Küçük Lili, kırmızı, ışıltılı ayakkabılarını dünyada her şeyden çok severdi.

Küçük Lili, kırmızı, ışıltılı ayakkabılarını dünyada her şeyden çok severdi. İşte bu yüzden bir sabah uyanıp da onlardan birinin kaybolduğunu görünce, yüreği küt diye attı.

Kaşlarını çattı, biraz da üzüldü, ama ağlamak yerine kendi soruşturmasını başlatmaya ve bu sırrı bir kez olsun çözmeye karar…

Kaşlarını çattı, biraz da üzüldü, ama ağlamak yerine kendi soruşturmasını başlatmaya ve bu sırrı bir kez olsun çözmeye karar verdi. "Artık bu hiç de komik değil!" dedi Lili, arkadaşları Timur, Sara ve Mert'e kararlı bir sesle. "Haydi, ayakkabılarımızı kim ya da ne alıyor, hep birlikte öğrenelim!"

"Belki de geceleri dolaşan gizli bir ayakkabı koleksiyoncusudur," diye tahmin yürüttü Mert, elindeki tek başına kalmış spor…

"Belki de geceleri dolaşan gizli bir ayakkabı koleksiyoncusudur," diye tahmin yürüttü Mert, elindeki tek başına kalmış spor ayakkabıyı evirip çevirerek. "Ya da belki," dedi Sara usulca ve düşünceli düşünceli, "kimse sevmeyince ayakkabılar kendiliğinden kaçıp gidiyordur."

Sırrı çözmek için çocuklar, geceleyin Lili'nin evinin önünde nöbet tutmaya karar verdiler.

Sırrı çözmek için çocuklar, geceleyin Lili'nin evinin önünde nöbet tutmaya karar verdiler. Sıcacık bir battaniyeye sarınıp çalıların arasına saklandılar ve kımıldamadan beklemeye koyuldular. Ay pırıl pırıl parlıyor, gece ise sessiz ve gizemliydi. Derken birden, gümüşi ay ışığında minicik siluetler belirdi.

Bir elmadan büyük değillerdi; çiy taneleri gibi parıldayan saydam kanatçıkları vardı ve ellerinde minicik fenerler…

Bir elmadan büyük değillerdi; çiy taneleri gibi parıldayan saydam kanatçıkları vardı ve ellerinde minicik fenerler tutuyorlardı. "Periler!" diye fısıldadı Lili, gözleri ışıl ışıl.

Uygulamada okumaya devam edin

Masalın ikinci yarısı, resimleriyle ve internetsiz.

Ücretsiz dene

Telefonda açmak için kamerayı doğrultun

Daha çok masal