Keloğlan, Türk halk masallarının en tanınmış kahramanıdır. Yoksuldur, annesiyle yaşar, başı keldir ve adını da oradan alır: «kel» ile «oğlan».
Yazarı yoktur. Keloğlan masalları anonimdir — kim uydurdu bilinmez, her yörede biraz başka anlatılır, ve bu yüzden aynı masalın birkaç sonu olabilir.
Neden hep o kazanır
Keloğlan güçlü değildir. Kılıcı, atı, ordusu yoktur; karşısındakiler ise çoğu zaman dev, padişah ya da zengin değirmencidir. Buna rağmen sonunda kazanan odur.
Kazanma yolu her masalda aynıdır: akıl. Keloğlan devle güreşmez, devi kendi sözüne düşürür. Bu, masalın en eski kalıplarından biridir — küçük olanın büyük olanı alt etmesi — ve çocuğa doğrudan söylenmeyen bir şey söyler: güçsüz olmak çaresiz olmak değildir.
Keloğlan karakterleri
Keloğlan masallarında kadro neredeyse her seferinde aynıdır, ve bu bir yoksulluk değil: dinleyen kişi kimin ne yapacağını bildiği için bütün dikkatini olacak şeye verebilir.
Keloğlan. Yoksul, kel, tembel sanılan ama tembel olmayan. Bu sayfadaki «Keloğlan ile Devler»de kendisi söylüyor: «Ben tembel değilim; yalnızca acele etmem».
Anası. Masalın değişmez kişisi. Su taşır, odun kırar, keçiyi sağar — ve sabrı taştığında süpürgeyi eline alan da odur. Masal çoğu zaman onun bir sözüyle başlar.
Babası. Neredeyse hep ölmüştür, ama öğüdü kalır. «Keloğlan ile Köse Değirmenci»de ölüm döşeğinden verdiği tek öğüt bütün masalı kurar — ve sonunda öğüdün asıl anlamı başka çıkar.
Padişah. Güçlü tarafı temsil eder. «Keloğlan ve Padişah»ta bir mühür ve bir vazo yüzünden işler döner.
Dev. Keloğlan'ın karşısındaki en büyük güç, ve hiçbir masalda güreşle alt edilmez — kendi sözüne düşürülür.
Köse ve değirmenci. Alışverişin karşı tarafı. Biri kandırmaya çalışır, öteki — «Keloğlan ve Yaşlı Değirmenci»deki yaşlı adam — bir ay boyunca kim olduğunu hiç sormaz.
Hayvanlar. Yardım eden taraf. «Keloğlan ve Padişah»ın sonunda kedi ile köpek sarayın ocağının en sıcak yerinde yatar, ve bunu hak etmişlerdir.
Keloğlan masallarının özellikleri
Kahraman yoksuldur ve bu saklanmaz. Masal genellikle evde yiyecek bir şey kalmamasıyla başlar.
Anne vardır, baba yoktur. Keloğlan'ın annesiyle konuşması masalın değişmez sahnesidir.
Karşı taraf güçlüdür ama aptal değildir; sadece kurnaz değildir. Keloğlan onu kandırmaz, düşünmediği bir şeyi görür.
Sonu kazançla biter: altın, değirmen ya da padişahın kızı. Ama kazanç zekânın karşılığıdır, şansın değil.
Bu sitedeki Keloğlan masalları
«Keloğlan ve Padişah» — üç altın ve padişaha verilmiş bir söz.
«Keloğlan ile Devler» — paslı bir bıçakla devlerin arasına giren oğlan.
«Keloğlan ile Köse Değirmenci», «Keloğlan ve Yaşlı Değirmenci» ve «Çoban Keloğlan» da tam metin olarak okunabilir.
Beşi de sesli okumak için yazıldı: cümleler kısa, tekrarlar yerinde, ve «-mış»lı geçmiş zaman baştan sona korundu.
Masalın dışında
Keloğlan masaldan çıkıp sinemaya ve çizgi filme de geçmiştir; bugün pek çok çocuk onu önce ekranda tanıyor. Ekrandaki Keloğlan ile masaldaki arasında fark vardır — masaldaki daha sessiz, daha kurnaz ve çoğu zaman daha yoksuldur.
Keloğlan'ın özellikleri
**Yoksuldur ve anasıyla yaşar.** Masalın başında evde yiyecek yoktur; yola çıkmasının sebebi macera değil, zorunluluktur.
**Güçsüzdür.** Kılıç kuşanmaz, dövüşmez. Kazanırsa akılla kazanır, çoğu zaman karşısındakinin kendi hırsını kullanarak.
**Saftır — ya da öyle görünür.** Masalların bir bölümünde gerçekten bön davranır ve tesadüfen kazanır; bir bölümünde ise bönlük numaradır. İkisi de Keloğlan'dır.
**Kel oluşu ayıp değil, işarettir.** Dışlanmışlığın görünen yanıdır; masal onu kusurundan değil, kusuruna rağmen kazandığı için sever.
**Sonunda yükselir.** Padişahın kızıyla evlenir ya da zengin olur — ama hiçbir zaman kahramanlıkla değil.
Neden bu kadar çok Keloğlan masalı var
Çünkü Keloğlan bir kişi değil, bir kalıptır. Anlatıcı elindeki herhangi bir olay örgüsünü ona giydirebilir: dev, padişah, sihirli nesne, kardeşler — hepsi Keloğlan'la çalışır.
Anadolu'da derlenen yüzlerce Keloğlan masalı vardır ve aralarında çelişenler bulunur. Bu bir tutarsızlık değil, sözlü geleneğin doğal hâlidir: her köyde biraz başka anlatılmıştır.
Sitedeki Keloğlan masallarını kamuya açık derlemelerden yeniden yazıyoruz ve kurnazlığı yumuşatmıyoruz. Keloğlan'ın uslu bir çocuğa dönüştürüldüğü metin artık Keloğlan masalı değildir.