Orman Uykuya Dalınca
- 4-5 dakika okuma
- 9 sayfa
Akşam ormanın üzerine indiğinde, tüm sakinleri bir araya gelir; sessizce ve gönül birliğiyle uykuya hazırlanırlar. Baykuş Gece'nin yumuşacık çağrısı, kuşların ezgili şarkısı ve ateşböceklerinin ışıltısı eşliğinde her bir minik canlı kendi köşesinde bir sıcaklık bulur. Uyumadan önceki o özel anları ve uyumu anlatan bu sıcacık öykü, huzurun ve sevincin her zaman yanı başımızda olduğunu; en sessiz saatlerde bile onları paylaşmanın yettiğini hatırlatıyor.

Büyülü bir ormanın tam kalbinde, çok eski ağaçların arasında, her akşam birlikte uykuya hazırlanan cana yakın hayvanlar yaşarmış. Her akşam güneş batmaya başlayınca, birbirlerine iyi geceler dilemek ve gecenin gelişini birlikte karşılamak için açıklıkta toplanırlarmış.

Akşamı başlatan hep Gece adındaki baykuş olurmuş. En yüksek ağacın tepesine uçar ve usulca şöyle dermiş: “Uykuya hazırlanma vakti, sevgili dostlarım!” Onun yumuşak sesi ormanın içinde yankılanır, her yeri huzura sarar ve gecenin yaklaştığını herkese hatırlatırmış.

O akşam ilk cevap veren, oradan oraya koşturup meşe palamudu toplayan sincap Fındık olmuş. “İyi geceler baykuşum! Birazdan sıcacık yuvamda olacağım,” diye cıvıl cıvıl ötmüş ve ponpon kuyruğunu neşeyle sallamış.

Ardından kaplumbağa Tıla, hiç acele etmeden göletin kıyısındaki en sevdiği yere doğru yürümüş. “İyi geceler baykuşum. Bu gece kabuğumun içinde güzelce dinleneceğim,” demiş sevecen bir gülümsemeyle ve başını, sımsıcak bir eve girer gibi kabuğuna çekmiş.
Uygulamada okumaya devam edin
Masalın ikinci yarısı, resimleriyle ve internetsiz.

Telefonda açmak için kamerayı doğrultun










